25 05 2013

EDEBİYAT

"Merdüm-i dideme bilmem ne füsûn etti felek  Giryemi kıldı hûn eşkimi füzûn etti felek  Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân  Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek "                                       SELİMİ ( YAVUZ SULTAN SELİM)  ... Devamı

24 05 2013

EDEBİYAT

“Zerre-i nurundan iken muktebes  Mihr ü maha etmek işaret abes”                                        HASAN ASAF Devamı

24 05 2013

EDEBİYAT

“Zerre-i nurundan iken muktebes  Mihr ü mehe etmek işaret abes”                                        HASAN ASAF Devamı

24 05 2013

EDEBİYAT

“Zerre-i nurundan iken muktebes  Mihr ü mehe etmek işaret abes”                                        HASAN ASAF Devamı

21 05 2013

EDEBİYAT

halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi  olmaya devlet cihân da bir nefes sıhhât gibi  saltanat didükleri ancak cihân gavgâsıdır  olmaya baht u saadet dünya da vahdet gibi  ko bu ıyş u işreti çün kim fenâ dur âkıbet  yâr-ı bâki ister isen olmaya tâat gibi  olsa kumlar sagışınca ömrüne hadd ü aded  gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâat gibi  ger huzur itmek dilersen ey muhibbî fâriğ ol  olmaya vahdet cihanda kûşe-i uzlet gibi MUHİBBİ... Devamı

21 05 2013

EDEBİYAT

Cihan-ara cihan içindedir bilmezler  Şu mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler... HAYALİ Bu konuda anlatılan bir masal vardır ki pek meşhurdur : “Balıklar deryada sakin ,usulet ve suhuletle yüzerken içlerinden birinin sorması ile şaşırıp  kalmışlar.Su nedir? Soru oldukça basittir.Ama yıllar yılı içinde sürekli yüzüp yüzgeç attıkları suyun hakikatini hiç biri bilemez.Bunun üzere araya araya balıkların pirini bulur ve ona sorarlar; Ey pirim,üstadımız,bu su nedir,nicedir?diye sorunca balıkların piri hiç düşünmeden  “Ben sudan başka bir şey görmüyorum ki onu size anlatayım”diye muammalı,esrarengiz bir cevap vermiş.Şairde cihan içinde cihan ara,iç-içedir bilinmezler derken adeta bir kehanette bulunuyor ve şu anda pozitif bilimin bahsettiği iç içe evrenlere işaret ediyor.Aslında fizik ötesi ilimde yani ilmi ledün de sabittir ki;yedi kat gökyüzünden bahsedilir.Bunların her biri farklı bir boyuttur ve zamanın akış hızı,mekanın kesafeti tamamen farklıdır.Bu yüzden birbirlerini göremezler,görseler de ulaşamazlar. Bu yüzdenden uzak,habersiz kopuk yaşarlar.Cihan içinde cihan,olduğunu bugün bilim adamları ispatlıyor. Fakat,önemli olan bu cihanın özünde,maverasında tek bir varlığın olduğunu bilmektir . O ‘da Allah’tır.İşte O tek olan ilahi varlığın dışında-haricinde kalan ins-cin,melek-şeytan,toprak hava,su,güneş hiçbir şey yoktur aslında.Yani bunların harici bir vücudu yoktur.Hepsi o ezeli ve ebedi varlık güneşinden alır ışığını,müstakil bir ışıkları yoktur. O ışıksa gerek mecazi,gerekse manevi kainatın ruhu özü olan Allahtır. Allah evveli batında gizli bir hazine iken,bilinmek istemiş ademi bir ayna suretinde yaratmıştır.Alem aynasında esmasını,adem den... Devamı

21 05 2013

EDEBİYAT

Cihan-ara cihan içindedir bilmezler  Şu mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler... HAYALİ Bu konuda anlatılan bir masal vardır ki pek meşhurdur : “Balıklar deryada sakin ,usulet ve suhuletle yüzerken içlerinden birinin sorması ile şaşırıp  kalmışlar.Su nedir? Soru oldukça basittir.Ama yıllar yılı içinde sürekli yüzüp yüzgeç attıkları suyun hakikatini hiç biri bilemez.Bunun üzere araya araya balıkların pirini bulur ve ona sorarlar; Ey pirim,üstadımız,bu su nedir,nicedir?diye sorunca balıkların piri hiç düşünmeden  “Ben sudan başka bir şey görmüyorum ki onu size anlatayım”diye muammalı,esrarengiz bir cevap vermiş.Şairde cihan içinde cihan ara,iç-içedir bilinmezler derken adeta bir kehanette bulunuyor ve şu anda pozitif bilimin bahsettiği iç içe evrenlere işaret ediyor.Aslında fizik ötesi ilimde yani ilmi ledün de sabittir ki;yedi kat gökyüzünden bahsedilir.Bunların her biri farklı bir boyuttur ve zamanın akış hızı,mekanın kesafeti tamamen farklıdır.Bu yüzden birbirlerini göremezler,görseler de ulaşamazlar. Bu yüzdenden uzak,habersiz kopuk yaşarlar.Cihan içinde cihan,olduğunu bugün bilim adamları ispatlıyor. Fakat,önemli olan bu cihanın özünde,maverasında tek bir varlığın olduğunu bilmektir . O ‘da Allah’tır.İşte O tek olan ilahi varlığın dışında-haricinde kalan ins-cin,melek-şeytan,toprak hava,su,güneş hiçbir şey yoktur aslında.Yani bunların harici bir vücudu yoktur.Hepsi o ezeli ve ebedi varlık güneşinden alır ışığını,müstakil bir ışıkları yoktur. O ışıksa gerek mecazi,gerekse manevi kainatın ruhu özü olan Allahtır. Allah evveli batında gizli bir hazine iken,bilinmek istemiş ademi bir ayna suretinde yaratmıştır.Alem aynasında esmasını,adem den... Devamı

20 05 2013

edebiyat

  Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...  Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.  Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.  İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:  Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'  Davransana... Eller de senin, baş da senindir!  His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?  Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.  Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?  Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?  Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?  Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!  Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan  Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.  Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!  Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!  Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın  Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?  Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.  Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!  Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;  Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar  Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...  En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!  Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;  Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin  Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,  Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,  Hüsrâna ... Devamı

12 05 2013

EDEBİYAT

  ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felâketim olurdu ağlardım ne vakit maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgâr aklımı alırdı sessizce bir cıgara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felâketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felâketim olurdu ağlardım Attila İLHAN     Devamı

08 05 2013

kedicik

kedicik |  görsel 1
kedicik |  görsel 2

Devamı

08 05 2013

EDEBİYAT

  Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı? Kamu bîmârına cânan devâ-yı derd eder ihsan, Niçin kılmaz bana derman beni bîmâr sanmaz mı? Şeb-i hicran yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım, Uyarır halkı efganım kara bahtım uyanmaz mı? Gül-i ruhsârına karşu gözümden kanlı akar su, Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı? Gamım pinhan dutardım ben dediler yâre kıl rûşen Disem ol bi-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı? Değilim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil. Bana ta’neyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı? Fuzûlî rind-i şeydâdır hemişe halka rüsvâdır, Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı?   Devamı

04 05 2013

annesinin kuzusu

annesinin kuzusu |  görsel 1

çocuk Devamı

04 05 2013

Su Kasidesi Fuzuli

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar  Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su  Devamı

03 05 2013

EDEBİYAT

  Nazım Hikmet - Aşk Üstüne Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası..... Devamı